Çilek

Çilek

Fragaria sözcüğü Latince kokulu yemiş anlamındaki fraga sözcüğünden türemiştir. Vesca sözcüğü ise yenilebilir demek olan vescusa sözcüğünden gelir.

Avrupa’da, Kuzey ve Orta Asya’da, Kuzey Amerika’da, Kuzey Afrika’da, iklimi çok sert olmayan her yerde yetişir.

Çileğin tedavi gücüne ilk olarak MS 2. yüzyılda Romalı Apuleius yer vermiştir.

16. yüzyılda yazılmış birçok kitapta ateşli hastalıklar, karaciğer iltihapları, boğaz ağrıları ve ağız kokularına karşı kökü, meyvesi ve yaprakları önerilmiştir. Lineé kendi gut hastalığı nöbetlerini çilekle dindirdiğini yazmıştır. Kneipp nekahat döneminde kum ve taşı olanlarda ve deri döküntülerinde kullanmıştır. Leclerc, özellikle kökünü ishale karşı önermiştir. Bir inanca göre çilek, erkeklerde sıhhat kaynağı olmasına karşılık özellikle menstrüasyon döneminde kadınlar için zararlıdır. Bu inancın meyvenin renginden kaynaklandığı sanılmaktadır. Çilekle doldurulan çizme ayakları donmaktan korur.

Başka bir inanca göre, baharda ilk açan çilek çiçeklerini yiyenlerin ateşleri yükselmez. Çileğe karşı alerji, üzerinden yılan, kurbağa veya örümcek geçen çileği yiyenlerin vücudunda kabarcıklar oluşacağı biçiminde açıklanırdı. Bu da o hayvanların zehirli olmasına dayanırdı.

Tıbbi Nitelikleri: Büzücü, güçlendirici, kan temizleyici, idrar söktürücü, yatıştırıcı. Kökü büzücü, idrar söktürücü, ishal dindiricidir ve kanlı idrara karşı kullanılır.

Çilek meyvesi bağırsak sağlığını olumlu etkiler, derinin gergin ve genç kalmasını sağlar, enfarktüsü, trombozu ve enfeksiyonu önleyicidir, gut hastalığında yardımcıdır, kanserden korur, kolesterol oranını ayarlar, konsantrasyonu artırır, saçların erken beyazlaşmasını ve dökülmesini önler, tansiyonu düşürür, ödem çözücüdür, kansızlığa, yorgunluğa, serbest radikallere, sinir bozukluğuna ve uykusuzluğa karşı etkilidir.

Kullanıldığı Yerler: Anjin, deri, bitkinlik, böbrek, kırmızı burun, diş, kanlı idrar, kansızlık, kum ve taş hastalıkları, nekahat dönemi, ishal, yara.

Botanik: Türkiye’de Kuzey, Güney ve Batı Anadolu’da yaygın yetişir. Orman boşluklarındaki çayırlarda, güneşli dağ eteklerinde, orman yol kenarlarında, özellikle bol ışıklı nemli yerlerde yetişir.

Çok yıllık olan kökünden ip gibi uzayan sürgünler verir. Bunlar kök verip yeteri kadar güçlendiklerinde ana bitkiden ayrılır. Yapraklar saplı ve üç parçadır. Her yaprakçık yuvarlağımsı yumurta biçimlidir, kenarları dişli, üstleri tüylüdür. 5–15 cm uzunluğundaki sapın ucunda nisan haziran ayları arasında beyaz çiçekler açar. Kırmızı renkli meyve, birçok meyveciğin birleşiminden bir araya gelmiştir. Meyve yetiştiği yere göre haziran ayından başlamak üzere, sonbahara kadar olgunlaşır.

Çilek meyve vermeden önce kendisine çok benzeyen Potentilla Sterillis Garckle ile karıştırılır.

Bahçelerde yetiştirilen 400’e yakın türü vardır. Bitkilerle tedavi ev ilaçları üzerine yazılmış eserlerin çoğunda, bahçede yetiştirilen türlerinin tedavi gücü yönünden değersiz olduğu yazılıdır. Yabani olarak yetişen türleri aroma, vitamin ve mineraller yönünden daha zengindir, ancak bahçede yetişen türleri tamamen değersiz değildir.

Nelerinden Yararlanılır: Yapraklarından, çiçeksiz bitkiden, taze meyvesinden, az da olsa kökünden yararlanılır.

Toplanması ve Saklanması: Yapraklar baharda çiçek açmadan önce toplanır. Yapraklardaki tanenden yararlanılmak isteniyorsa ve yalnız tadı ve kokusu için kullanılacaksa, yapraklar çok körpe iken toplanır. Kökler baharda veya sonbaharda topraktan çıkarılır, çok iyi temizlenir. Yapraklar ve kökler havadar gölge yerlerde ince serilerek kurutulur. Meyveler iyice olgunlaştıktan sonra toplanır.

Kokusu ve Tadı: Meyvenin amberi ve gülü andıran çok güzel bir kokusu vardır. İçindeki tanen oranı yaprak yaşlandıkça artar, bu yüzden körpeyken acı olmayan yapraklar acılaşır.

Yan Etkileri: Bazı insanlarda meyvesi alerji yapar. Alerji genlikle kaşıntılı deri döküntüsü olarak görülür. Meyvesine alerjisi olanlar, genellikle yaprak ve kökünden yapılan çaya alerji göstermezler. Şeker hastaları meyvesini ölçülü kullanmalıdır.

Kullanma Biçimleri: İçten ve dıştan uygulanır.

Bitkiden Yararlanma Yöntemleri:

Çay: 1 çay kaşığı kıyılmış taze veya kuru yaprağa veya köke 150 ml kaynar su eklenir, 15–20 dk demlenip süzülür. Günde 3 çay fincanı içilir.

Kneipp, üç dört parmağın alabileceği kadar yaprağa 250 ml kaynar su ekleyip 15 dk demlenerek süzülen çayın içine sıcak süt ve biraz bal karıştırılmasını önerir. Ayrıca bu çaya dörtte bir ölçüde kokulu yapışkan otu karıştırılarak sürekli içilebileceğini yazmıştır.

Meyve: Taze iken yenmelidir, etkisi bekledikçe süratle azalır.

İçindeki Bazı Maddeler: Yaklaşık %85-90su, asparagin, tanen, eterli yağ, flavonlar. Körpe yaprakta tanen çok azdır. Kökün ana maddesi tanendir, yaklaşık %10’dur. Taze meyvede yüksek oranda C vitamini (100 g’da 64 mg) ve diğer vitaminler(A, E, folik asit, B1, B2, B3, B5, B6), meyve asitleri, mineraller(bakır, çinko, demir, flor, fosfor, iyot, kalsiyum [100 g’da 26 mg], kükürt, magnezyum[100 g’da 15 mg], manganez, potasyum[100g’da 147 mg), selenyum, sodyum), karbonhidratlar, proteinler bulunur. Yaprakta kokusu limona benzeyen çok az eterli yağ vardır.

Kısa Açıklamalar:

1-) Meyve çok iyi bir susuzluk gidericidir.

2-) Meyvesi Avrupa’da halk arasında sürücü olarak kullanılmaktadır.

3-) Özellikle aşırı alkol alarak karaciğerini yormuş olanların, 3–5 gün çilek kürü yaparak karaciğerlerini dinlendirmeleri önerilir.

4-) Safra kesesi ve böbreklerin çalışma gücünü artırıcı, karaciğeri dinlendirici ve rahatlatıcı olarak mevsimi süresince, haftada en az bir gün, 500 g çileğin dörde bölünerek gün boyunca yenmesi önerilmektedir.

5-) Seyrek olarak Orta Amerika’da, daha çok Doğu Asya ülkelerinde görülen sprue hastalığının tedavisinde çilek çok önemli rol oynamaktadır.

6-) Solgun yüzlere, ezilen 5–6 çilek sürülür. 20 dk sonra yüz ılık suyla yıkanır.

E-Bültenimize Abone Olun
Top