Dereotu

Dereotu

Anethum sözcüğünün Yunanca anethon sözcüğünden geldiği ileri sürülmektedir. Anadolu’da kullanılan en yaygın adı darak otudur. Karadeniz’in bazı bölgelerinde sakal otu denir. Ayrıca, samot, samuk, samut ve Tarhan otu adları da kullanılır.

Anavatanının Türkiye’nin Akdeniz kıyıları olduğu kabul edilmektedir.

Çok eskiden beri baharat ve ilaç olarak kullanılmaktadır. Ebers papirüsünde damar sertliği ve baş ağrısı için önerilen amnest adlı bitkinin dere otu olduğu sanılmaktadır. Çok eski bazı eserlerde, İsraillilerin Filistin’de dere otu tarımı yaptığı ve tarımından vergi aldığı yazılıdır . Avrupa’da ilaç olarak 10. yüzyıldan sonra kullanılmaya başlandığı sanılmaktadır. Peklik önleyici ve rahim temizleyici özellikleri Hippokrates’tan önce de bilinmekteydi. Dioskorides bitkiyi gaz oluşumunu önleyici ve idrar söktürücü olarak, sütte kaynatılan tohumunu da karın ağrısında kullanmıştır. Ayrıca uzun süre kullanıldığında görme gücüne zarar verdiğini de yazmıştır. Bingeli Hildegard bitkiyi akciğer iltihapları, burun kanaması ve nezle için kullanılmıştır. Matthiolus rahim sancılarına neden olan yara ve urların dağılıp erimeleri ve çocuk göbek fıtıkları için kullanılmıştır. Paracelsus iştah açıcı, sindirimi kolaylaştırıcı, idrar söktürücü, süt arttırıcı ve ağız kokusunu önleyici olarak kullanmış, baş ağrısı ve cinsel güçsüzlükte önermiştir. Leclerc kusmaya karşı süratli etkisini övmüştür. Avrupa’da, cilde değecek biçimde taşınan bitkinin büyüden koruyacağına, düğününde bitkiyi ayakkabısının için ekoyan gelinin, kocasına her zaman istediğini yaptırabileceğine inanılırdı.

Tıbbı Nitelikleri: İltihap önleyici, kramp çözücü, midevi, gaz ve süt söktürücü.

Kullanıldığı Yerler: Bağırsak gazları, kusma, hava yutma, hıçkırık, baş ağrısı.

Rezene, kimyon, anason gibi aynı aileden olan bitkilerin kullandıkları hastalıklarda kullanılır.

Botanik: Avrupa, Afrika ve Asya’da yaygın olarak tarımı yapılmaktadır. Nemli olmayan toprakların dışında hemen hemen her türlü toprakta yetişir. Bir yıllıktır. İnce ve beyaz kökü iğ görünümlü, dik ince boru gibidir. Silindirik gövdesi koyu mavi yeşildir. Çiçek saplarından ucuna kadar boylamasına, çok ince beyaz ve koyu yeşil çizgilerle kaplıdır. Yapraklar çok incedir. Alttaki yapraklar saplıdır. Küçük sarı çiçekler haziran, temmuz aylarında toplu olarak açar. Şemsiye görünümlü olan bu çiçek topluluğunun çapı 20 cm’e yakındır. Elips biçimli olan kahverengi tohumlar ince ve çepeçevre kanatlıdır. Boyları 2, 5 ile T4 mm arasındadır. Kuruyunca boylamasına ortadan ikiye ayrılır.

Nelerinden Yararlanılır: Tohumundan ve tohumundan preslenen yağından yararlanılır.

Toplanması ve Saklanması: Tohumlar olgunlaşınca kolayca dökülür. Tohumlar kahverengileşmeye başlayınca, ağustostan eylüle kadar sabah ve akşam nemli havada toplanır. Küçük demetler halinde asılarak, havadar gölge yerlerde kurutulur. Çok iyi kurutulduktan sonra hafifçe vurularak saplarından ayrılır. Hava geçirmeyen cam kaplarda saklanır.

Kokusu ve Tadı: Bitkinin ve tohumunun baharlı, hoş bir kokusu ve tadı vardır.

Yan Etkileri: Önerilen ölçülerde kullanıldığı sürece herhangi bir yan etkisi yoktur. Bazı doktorlar hamilelerin kullanılmasını sakıncalı bulmaktadır. Seyrek olarak mide bulantısı yapabilir.

Kullanma Biçimleri: İçten uygulanır.

Bitkiden Yararlanma Yöntemleri:

Çay: 2 g tohuma 150 ml kaynar su eklenir, 10 dak demlenip süzülür. Günde 2-3 çay fincanı içilebilir.

Yağ: Tohum preslenerek elde edilir. Günde en çok 1 çay kaşığı içilir.

Toz: Tohum öğütülerek elde edilir. Günde 1-2 kahve kaşığı içilir.

İçindeki Bazı Maddeler: Karvonlu eterli yağ, miristisin, yağ, reçine, tanen.

E-Bültenimize Abone Olun
Top