Kavun

Kavun

Kavun Türkçe kagun sözcüğünün değişmiş halidir. Kavunun ve karpuzun olmamışına ise kelek denir. Ege’den Erzincan’a kadar uzanan bölgede kavuna dülek, dölek, dövlek, döylek, döğelek, düğlek, düğlen, dövlek, düvelek de denir.

Bazı bilim insanları kavunun anavatanının Batı ve Güney Asya, bazıları da Afrika kıtası olduğunu kabul etmektedir.

Amerika’da çok sevilen antalup kavunun anavatanı Diyarbakır ve Van’dır. Türkler kavunu çok eskiden beri tanımakta ve tarımını yapmaktadır. Mezar resimlerinden kavunun çok eskiden beri Mısır’da tarımının yapıldığı anlaşılmaktadır. Çin’de MS. 2.yüzyılda tarımı yapılmaya başlanmıştır. Hippokrates, Plinius,Dioskorides ve Galen kavunun hoş aromasından ve tadından söz etmiştir.Yunanlıların kavunu MÖ.6 yüzyılın sonunda tanıdıkları sanılmaktadır.

Romalılar bu tatlı ve serinletici meyveyi çok seviyordu. Ortaçağın sonlarına doğru dönemin hekimleri kavunun zararlı olduğunu ileri sürmüş ve onu 4 kralın,2papanın ölümünden sorumlu tutmuştur.

1271–1291 yılları arasında Asya’ya seyahatler yapan Marco Polo Amu Derya nehrinin kıyısında yetiştirilen kavunlardan övgüyle söz etmiştir.

Tıbbi Nitelikleri: Canlandırıcı, kanın pıhtılaşmasını önleyici, idrar söktürücü, sürücü. Kanın pıhtılaşmasını önleme özelliği kavunda bulunan adenozin maddesinden kaynaklanmaktadır.

Kullanıldığı yerler: Deri, karaciğer, yanıklar.

Botanik: Kavun salatalıkla aynı ailedendir. Ülkemizde kavunun birçok çeşidi yetiştirilir. Kavunları olgunlaşmalarına göre erken olgunlaşan ve geç olgunlaşan kavunlar olarak ikiye ayrılabiliriz.

Kavun otsu, bir yıllık bitkidir. Yerde sürünerek büyüyen bitkinin boyu 6 metreye ulaşabilir. İyi gübrelenmiş, geçirgen, humuslu toprakları sever. Güvercin gübresiyle gübrelenen kavunlar daha iyi gelişir. Soğuğa karşı dayanıksızdır. Güçlü olmayan kökleri toprağın üzerine yayılır. Tüm bitki yumuşak, ince, gri kıllarla örtülüdür. Yapraklar yuvarlağımsı, kalp veya üçgen biçimde olabilir, derin parçalıdırlar. Dişi ve erkek organlar ayrı çiçeklerdedir.1–1,5 cm çapındaki sarı çiçekler yaprak koltuklarında açar, döllenmeyi böcekler yapar. Erkek çiçekler dişi çiçeklerden yaklaşık 1 hafta önce açar. Dişi ve erkek oranların bir çiçekte toplandığı kavun çeşitleri de vardır.

Kavun meyve kabuğunun incelik ve kalınlığına göre de ikiye ayrılır. Cucumis Melo Var. Reticulatus’un kabuğu mantarımsı kaba ağla örtülüdür. Meyve etinin güçlü, güzel bir aromalı bir kokusu vardır. Kantalup kavunu bu türe örnek verilebilir. Kantalup adı Roma yakınlarındaki küçük bir yerin adıdır. Cucumis Melo Var. Inodorus çeşidinin meyvesi büyük, dış kabuğu düz, aroması daha azdır. Tüm dünyada Casaba adıyla tanınan kavunda bu türe bir örnektir.1878 yılında İzmir’e gezmeye gelen iki turist, İzmir’in yakınlarındaki kasabadan gelen ve tadını çok sevdikleri kavunun çekirdeklerini Amerika’ya götürür. Kavunun çekirdekleri gazete yoluyla 3000 kişiye gönderilir ve yetiştirilir. Bu kavun günümüzde Kasaba (Casaba) adıyla tüm dünyada tanınmaktadır. Kasaba, Manisa iline bağlı Turgutlu ilçesinin eski adıdır.

Çankırı ve Denizli civarında yetişen kış kavunu, asılarak veya saman arsına saklanarak uzun süre olgunlaşmaya bırakılır. Çankırı’da bu kavuna ak bulama, beyaz düvelek Denizli’de askı düleği denir.

Nelerinden yararlanılır: Meyvesinden ve çekirdeklerinden yararlanılır.

Toplanması ve Saklanması: Kavunun tarımı yapılır.

Kavun daha sertken, ancak çok erken olmamak koşuluyla toplanır.+3º C’de uzun süre saklanabilir.

Kavun evde olgunlaşıncaya kadar oda sıcaklığında bırakılır. Elle kontrol edilip dibinin yumuşadığı anlaşılınca, birkaç gün buzdolabında bekletilir. Buzdolabında aroması güçlenir.

Kokusu ve Tadı: Aromalı hoş bir kokusu vardır. Tatlıdır.

Yan Etkileri: Kavun sindirimi zor olan meyvelerdendir.

Şeker hastaları kavun yemekten kaçınmalıdır. İdrar zorluğu ve kanaması olan hastalar tadı ekşimsi kavun yememelidir.

Kullanma Biçimleri: İçten ve dıştan uygulanır.

Bitkiden Yararlanma Yöntemleri:

Meyve: Kabuğu soyulduktan sonra yenir.

Su: Meyvenin kabuğu soyulduktan sonra içi preslenerek elde edilir.

Yağ: Kavun çekirdeklerinin kabuğu soyulur ve preslenir. Çekirdekteki yağ oranı yaklaşık %40’dır.

İçindeki Bazı Maddeler:

Genel olarak:%95 su, adenozin, karbonhidrat, fruktoz, glikoz, sakaroz, pektin, protein, yağ, madenler(demir, fosfor, kalsiyum, kükürt, potasyum, sodyum),maden izleri(aliminyum, bakır, çinko),vitaminler(karoten,B1,B2,B3,B6,B9,C,E,PP), Kavunda bulunan adenozin kanın pıhtılaşmasını önler, bu nedenle kalp sektesine karşı koruyucudur.

İçi yeşil olan kavunlarda yüksek oranda C vitamini vardır.

Kısa Açıklamalar:

1-) Afrika da kavun çekirdeklerinden yapılan lapanın çocuk düşürdüğüne inanılmaktadır.

2-) Kavun karaciğerin çalışmasına, kendisini temizlemesin, özellikle salgısını arttırmasına yardımcı olur.

3-) İçindeki maddeler, özellikle karotenoid nedeniyle kansere karşı koruyucu olabileceği ileri sürülmektedir.

4-) Kabukları soyularak preslenen çekirdekten elde edilen yağ çok besleyicidir, idrar yolları iltihapları ve idrar zorluğunda uygulanır.

5-) Kavunda yüksek oranda bulunan potasyum(100g’da 34mg) ve sodyumun (100g’da 104 mg) vücuttaki elektrolit dengesini sağladığı ileri sürülmektedir.

6-) Kurutulup dövülen kavun çekirdekleri Guatemala’da halk arasında bağırsak parazitlerini düşürmede ve menstrüasyon söktürücü olarak uygulanmaktadır.

7-) Meyvesinde bulunan yüksek orandaki kükürt nedeniyle egzama ve uyuza karşı önerilmektedir.

8-) Kozmetik olarak salatalık gibi uygulanır. Kuru deriye nem sağlar ve cildi gerginleştirerek canlılık verir.

E-Bültenimize Abone Olun
Top