Kivi

Kivi

Chinensis adı bitkinin anavatanı Çin olduğu için verilmiştir.

Kivi Yeni Zelanda ormanlarında çok küçük kanatlı, uzun eğri gagalı, kaba tüylü, tavuk büyüklüğünde bir kuşun adıdır. Bitkiye ve meyvesine kivi adı bu kuşun adından esinlenerek verilmiştir. Kivi adı Maori dilinden gelir. Türkçede de bitki ve meyvesi için kivi adı kullanılmaktadır. Anavatanı Çin’dir.

Çin’de MÖ 6. yüzyıla ait olan yazılı abideler Çinlilerin kiviyi çok eskiden beri tanıdıklarını göstermektedir. Bir hikâyeye göre bir çin hükümdarının karısı hastalanır. Hekimler çare bulamayınca hükümdar yardım etmesi için tanrıya yalvarır. Tanrı ona bir meyve gösterir. Nişanlısı bu meyveden yiyince iyileşmekle kalmaz, güzelleşir, gençleşir. Bu nedenle halk meyveye yangtao adını verir.

Meyve gençliğin ve güzelliğin sembolü olur.

1906 yılında Yeni Zelandalı Alexander Allison’a Çinli bir arkadaşı hediye olarak kivi tohumu gönderir. Bir söylentiye göre ise bitkinin fidanını Yeni Zelanda’ya denizciler getirmiştir.

Yeni Zelandalılar 1940 yılına kadar bitkiyi geliştirdikten sonra bahçelerde yetiştirmeye başladılar. Kivi Yeni Zelanda’dan, yetişmesi için iklimi uygun olan tüm ülkelere yayıldı.

Tıbbi Nitelikleri: Bağırsak parazitlerini döktürücü, güçlendirici, kan kesici, enfeksiyonlara karşı koruyucu sürücü, öksürük dindirici.

Kivi vücuttaki tüm hücrelerin metabolizmasında aktif rol oynar. Bağdokusunun sağlıklı olmasını sağlar, atar ve toplardamarların doklusunu güçlendirir, hormon üretimimi düzenler, görme gücünü ve konsantrasyonu artırır, bağışıklık sistemini güçlendirir kalp adalelerini uyarır, kemiklerin gelişmesini destekler.

Kullanıldığı Yerler: Verem, bağırsak parazitleri, bitkinlik, boğmaca, iskorbüt, kan kesici, karies, öksürük dindirici, peklik giderici, soğuk algınlığı, zehirlenmeler.

Botanik: Kivi çok yıllıktır, 40–50 yıl yaşar. Tropik, subtropik ve ikimi yumuşak bölgelerde yetişir. Birçok ülkede tarımı yapılmaktadır.

Kivinin sürgünleri başlangıçta parlak kırmızıdır ve üstleri tüylerle kaplıdır. Bitki yaşlandıkça kalp biçimli yapraklar yeşile döner. Tarımı yapılan türünde yapraklar 20–25 cm, yabani türünde ise 8–10 cm boyundadır. Kışın yapraklarını döker. Beyaz, pembe ve sarı çiçekler yaprak koltuklarında açar. Erkek çiçekler ve dişi çiçekler ayrı ağaçlarda açtığından, meyve bahçelerine yaklaşık 8 dişi ağaç için bir erkek ağaç dikilir. Silindir veya yumurta biçimli meyvenin dışı tüylü kahverengimsi bir kabukla örtülüdür. Meyvenin içi yeşil renkli ve suludur. İçinde 1000’e yakın çok ufak kahverengi tohum vardır. Tohumlar meyveyle birlikte yenir. 100 g meyve 51 kcal’dir.

Kivi, meyvesinin dış görünüşü, büyüklüğü ve tadına göre 4 türe ayrılır: Monty’nin meyvesi küçük, biraz acımsı ve ekşidir. Bruno Monty’e nazaran biraz daha tatlı ve biraz acımsıdır. Abbot Bruno’yanazaran daha tatlıdır, acı değildir. Tadı Bektaşi üzümünü andırır. Hayward Abbot’a nazaran daha tatlı, büyük ve uzundur. Meyvelerin ağırlıkları 60–100 g arsında değişir. Boyu 8 cm, çapı 5 cm’dir. Bir yıl çok diğer bir yıl daha az meyve verir. Bir bitkiden ortalama 10 kg meyve alınır. Hayward, meyvesinin büyüklüğü, aroması, tadı ve uzun süre depolanabilme özelliğiyle yetiştirilmesi tercih edilen türdür. Ayrıca tadı en güzel olan tür olarak kabul edilir.

Başka türleri de vardır: Allison, Jones, Greensil, Chico vb. Chico Amerika’da Kaliforniya’da geliştirilmiştir ve özelliklileri bakımından Hayward’a benzer Tomuri ve Matua ise meyve vermeyen, sade döllenmeyi sağlayan iki erkek türüdür.

Nelerinden Yararlanılır: Ağaç kabuğu, yaprak ve meyvesinden yararlanılır.

Toplanması ve Saklanması: Kısa süre sonra yenecek olan meyveler ağaçta olgunlaştıktan sonra toplanır. Depolanacak veya sevk edilecek meyveler sert olarak toplanır.

Meyvenin olgunluğunu anlayabilmek için Yeni Zelanda’da geliştirilen yöntem tüm dünyada uygulanmaktadır. Bu yöntemle(En düşük Brix Değeri)meyvedeki eriyebilen bütün maddeler ölçülür. Bu değer Yeni Zelanda’da %6, 25, Kaliforniya’da %6, 5 olarak tespit edilmiştir. Yeni Zelanda’da ağırlığı 72 g’dan az olan kivi ihraç edilemez. Çarpmaya, ezilemeye karşı çok duyarlı olduğundan meyveler eldiven giyilerek tek tek toplanır, keten sepetlere konur.

Kivi, -0, 5°C’de 3 ay saklanır. Meyveler toplandıktan çok kısa süre sonra depolanmalıdır. Bu sürenin sonunda meyveler yenecek kadar olgunlaşmış olur.

Olgun olmayan meyve oda sıcaklığında süratle olgunlaşır. Olgunlaşan meyve yumuşar.

Kokusu ve Tadı: Meyvenin aromalı bir kokusu ve Bektaşi üzümü, çilek, kavun karışımı ekşimsi tatlı bir tadı vardır.

Yan Etkileri: Herhangi bir yan etkisi yoktur, ancak bazı inanlarda alerjiye neden olmaktadır.

Kivi, çiğ süt ürünleriyle karıştırıldığında tadı acılaşır. Pişmiş kivi her süt ürünüyle karıştırılabilir.

Kullanma Biçimleri: Yalnız içten uygulanır.

Bitkiden Yaralanma Yöntemleri:

Çay: 6 g ağaç kabuğu, yaprak karışımına 200 ml sıcak su eklenir, 10 dk kaynatılır, 5 dk demlenip süzülür ve soğumaya bırakılır.

Yemeklerden önce günde 4–5 yemek kaşığı içilir. Çay buzdolabında saklanmalıdır.

Meyve Suyu: Olgun meyvelerin kabukları soyulduktan sonra ince dilimlenerek preslenir.

Meyve suyu preslendikten sonra soğuk olarak içilmelidir. Buzdolabında çok kısa süre saklanabilir. Meyve suyu uzun süre saklanmak istenirse pastörize edilmelidir.

İçindeki Bazı Maddeler: Su(yaklaşık %80–85), karbonhidratlar(%10), protein, boyalar, madenler(bakır, demir, fosfor, kalsiyum[100 gr’da 38 mg], krom, magnezyum[100 gr’da 24 mg], potasyum[100 gr’da 259 mg], selenyum, sodyum), organik asitler, pektin, tanen, şekerler(fruktoz, glikoz, sakkaroz), vitaminler(C, B1, B2, E, karoten, P). Meyvesinde vücut tarafından değerlendirilmesini sağlayan ve protein çözücü olan aktinidin vardır.

Meyvede portakal ve limonun 8 katı kadar C vitamini vardır(100 gr’da 120–350 mg). Bir kivi bir insanın günlük C vitamini ihtiyacını fazlasıyla karşılar.

Kısa Açıklamalar:

1-) Yüz maskesi olarak 10 ml kivi suyu süzülmüş olarak yoğurtla karıştırılır, yüze sürülür, 20 dk sonra ılık suyla çok iyi yıkanır.

2-) Diş eti kanmalarında ve nekahet döneminde kivi yenmedi önerilmektedir.

3-) Özellikle kış aylarında soğuk algınlığı, öksürük, nezle, ses kısıklığı ve gribe karşı koruyucu ve önleyici olarak, ayrıca strese karşı günde bir kivi yenilmelidir.

E-Bültenimize Abone Olun
Top