Marul (Lactuca)

Marul (Lactuca)

Lactuca sözcüğü Latince süt anlamındaki lac sözcüğünden türetilmiştir. Bitki kesildiğinde süt gibi bir sıvı salgıladığı için bu ad verilmiştir. Marul sözcüğü Anadolu beylikleri döneminden beri yazılmış Türkçe eserlerde görülmektedir. Çağatay ve Kuman Türkleri de marul adını kullanmıştır. Marul için Gaziantep, Mardin, Urfa’da dürülü, Adana’da yağlı dürülü, Ankara, Diyarbakır, Gaziantep, Mardin ve Urfa’da has adı kullanılmaktadır.

Başkurt ve Tatar Türkçesinde latuk salat, kazak ve Kırgız Türkçesinde salat adları kullanılmaktadır. Türkmenler ise marula, keleme menzeş ösümlik demektedir.

Marulun anavatanının neresi olduğu bilinememektedir. Yabani olarak yetişen Lactuca Seriola L. ’den üretildiği sanılmaktadır. Bazı bilim insanları Seriolanın anavatanın Sibirya olduğunu ileri sürdürmektedir. Lactuca türlerinin uyku verici özelliği Mısırlılar, Persler, Romalılar ve Yunanlılar tarafından biliniyordu. Herodot lactucariumun tedavi gücü olduğu yazmıştır. Sonraları lactucarum, lactucada bulunan bir maddenin adı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Hippokrates bitkiye tridax adı altında yer vermiştir.

Theophrast marullun 3 türü olduğunu, beyaz türünün koyu türünden daha tatlı ve gevrek olduğunu belirtilmiştir. Dioskorides mideyi rahatlattığını, uyku verdiği, süt artırdığını, pişmiş olarak daha besleyici olduğunu, çok yendiğinde gözleri zayıflattığını, tuzlu suda saklanabileceğini yazmıştır.

Galen marullun suyunun iyi olduğunu, genel olarak genç, taze ve çiğ olarak yenildiğini ancak yazın tohuma kaçtığında zeytinyağı ve sirke ile karıştırılılarak pişirildiğini yazmıştır. Galen yaşlanmaya başladığında rahat uyuyabilmek için her akşam bir porsiyon pişmiş bahçe salatası yediğini de yazmıştır. Bingenli Hildegard Lactuca Sativa’nın beyni güçlendirdiğini, sindirimi kolaylaştırdığını, diş ağrısını dindirdiğini yazmıştır.

Tıbbi Nitelikleri:

Ağrı dindirici, bağışıklık sistemini güçlendirici, canlandırıcı, kramp çözücü, uyku verici, sakinleştirici, yumuşatıcı. Marul hücrelere daha çok oksijen gitmesini sağlar, hücreleri serbest radikallere karşı korur, iştah açar, konsantrasyonu artırır, kalp kaslarını güçlendirir, proteinlerin daha iyi değerlendirilmesini sağlar.

Kullanıldığı yerler: Akne, güneş yanığı, sinir bozukluğu, uykusuzluk.

Botanik: Ülkemizde L. Aculata Boiss et Kotschy ex Boiss. liğirte, likirge, mikide adlarıyla Konya ve çevresinde tanınmaktadır. Ayrıca Ankara’da da yetişmektedir.

L. Georgica Grossh. Kuzeydoğu Anadolu’da 1500m’ye kadar, L. Intricata Bosis. Batı ve

Güney Anadolu’da 2400 m’ye kadar, L. Saligna L. Ankara, Bolu, Denizli, Erzurum, Hatay, İçel, İstanbul, Konya, Sivas ve Zonguldak çevresinde 1400 m’ye kadar yetişmektedir. L. Sativa L. ülkemizde marul adıyla tanınır ve çeşitli adlarla yaygın tarımı yapılır. L. Scariolloides Boiss. Güneydoğu Anadolu’da 2750 m’ye kadar yetişir. L. Serriola L. (bostan marulu) çok yaygın yetişir ve tarımı yapılmaktadır. Bu türün kahu adıyla Hindistan’da yaygın tarımı yapılmaktadır. L. Undulata Ledep. Doğu Anadolu’da 1550 m’ye kadar yetişmektedir.

Lactuca türleri 1-2 veya çok yıllık bitkilerdir. Avrupa’da yılda 4, ülkemizde ise iki ürün alınmaktadır. Tohumları beyaz ve siyah olarak ikiye ayrılır. Bitkinin yaprakları açık veya koyu yeşil veya kırmızımsı olabilir. Çiçekler sarı, menekşe veya beyaz renklidir, hazirandan ağustosa kadar çiçek açar.

Nelerinden Yararlanılır:  Yapraklarından yararlanılır.

Toplanması ve Saklanması:

Lactuca türlerinin tarımı yapılmaktadır. Lactuca türleri kısa sure depolanabilir. Depolanma süreleri ürünün ağırlık, sıkılık ve gevşekliğine bağlıdır. Yaz ve kış ürünlerinin depolanma süreleri de değişiktir. Toplandıktan çok kısa süre sonra 0-1’C arasında dondurulan ürün, bu sıcaklıkta ve %95 nemde 2 hafta saklanabilir. Elle toplanan ürünün, kesildiği yerden salgıladığı sütümsü sıvı kurulanmalıdır. Lactuca türlerinin kısa sürede taze olarak yenmesi gerekir. Belirtilen yöntemlere göre saklanmazsa, toplandıktan yaklaşık 26 saat sonra içindeki faydalı maddeler değerlerini tamamen kaybeder.

Kokusu ve Tadı:

Acımsı, baharlı bir tadı vardır. Acımsı tadı içindeki laktusin bileşimlerinden ve alkaloite benzer bir maddeden kaynaklanmaktadır.

Yan Etkileri:

Herhangi bir yan etkisi yoktur. Çok ender olarak çiğ marul, yaşlı insanlarda gaz şişkinliği yapabilir.

Kullanma Biçimleri:

İçten ve dıştan uygulanır.

Bitkiden Yararlanma Yöntemleri:

Genellikle çiğ olarak veya önerilen ölçülerde pişirilerek yenir. Suyu da içilir.

İçindeki Bazı Maddeler:

Su %95, vitaminler, klorofil, madeni tuzlar, arsenik, demir, bakır, kobalt, iyot, manganez ve nikel izleri, az ölçüde laktukarium, suyunda kristalleşebilen acı madde laktusin, oksalik asit, asparagin, çok az hiyosiyamin, C vitamini.

Yaprakları kırmızı olan marulda yüksek oranda folik asit ve karoten vardır, ancak folik asit sıcakta veya uzun sure oda sıcaklığında bekletildiğinde yok olur. 100 g kırmızı yapraklı marulda günlük ihtiyacımızın yarısını karşılayacak oranda karoten vardır. Yaprakları yeşil olan salatada yüksek oranda magnezyum bulunmaktadır.

Laktukarium uzun zamandan beri özellikle Fransa’da, tridace adıyla hafif, zararsız bir yatıştırıcı olarak, ayrıca kramp, şiddetli öksürük, astım ve uykusuzlukta kullanılmaktadır. Marulun yapraklarındaki klorofil yüksek tansiyonu düşürücü, dammar kramplarını çözücü etkili yapmaktadır.

E-Bültenimize Abone Olun
Top