Şeftali

Şeftali

Linne şeftaliye, Çin'den İran'a getirilip, oradan Ön Asya üzerinden Avrupa'ya dağıtıldığı için Persica adını vermiştir.

Anavatanı Kuzey ve Orta Çin'dir. MÖ 3000 yıllarında Çin'de şeftali tarımı yapıldığı bilinmektedir. Çin şiirlerinde şeftali çiçeği, gençleşmenin ve aşk ateşinin sembolüdür. Theophrast şeftalinin Ön Asya üzerinden Yunanistan'a geldiğini yazmıştır. Şeftali Büyük İskender'in askerleri tarafından Yunanistan'a getirilmiştir. Plinius şeftalinin yabancı bir meyve olduğunu, zehirli olmadığını, erik ve diğer meyvelerden daha değerli olduğunu, yapraklarının, çekirdeğinin ilaç olarak kullanıldığını yazmıştır. Galen ister yemekten önce isterse yemekten sonra yensin şeftalinin kolayca sindirilebileceğini belirtmiştir.

16.yüzyılda da Amerika kıtasına götürülerek, orada yetiştirilmeye başlanmıştır.

Tıbbı Nitelikleri: Bulantı önleyici, idrar söktürücü, iştah açıcı, kalp kaslarını güçlendirici, kan üretimini artırıcı, karaciğer fonksiyonlarını destekleyici, kramp çözücü, metabolizmayı ve bağ dokusunu güçlendirici, peklik giderici, sindirimi destekleyici, sakinleştirici.

Kullanıldığı Yerler: Bağırsak parazitleri, boğmaca, karaciğer hastalıkları, metabolizma bozuklukları (özellikle çocuklarda), öksürük, mide bulantıları (şeftali iyi bir mide sakinleştiricidir), uykusuzluk.

Botanik: Şeftali çok yıllık bir ağaçtır. Boyu yetiştiği toprağa, iklime ve türüne göre 5-7m arasında değişir. Her yıl çok iyi budanması gerekir. Çok eskiden beri tarımı yapılan şeftalinin yabani türüyle (Prunus Kansuensis) Güneydoğu Asya'da karşılaşılmaktadır. Bugüne kadar 3000'e yakın türü yetiştirilmiştir. Günümüzde yaklaşık 100 ürünün tarımı yapılmaktadır. Mızrak biçimli yaprakları saplı ve sivri uçludur, kenarları dişlidir. Bazen saplı, bazen sapsız olan pembe renkli çiçekler tek tek açar. Beyaz çiçekli türleri genellikle süs ağacı olarak yetiştirilir. Şeftali kış sıcaklığı 0 derece civarında olan iklimi sever. Tohumunun filiz verebilmesi için dona ihtiyacı vardır. Don olmayan yerlerde çekirdek kabuğu çekiçle kırılarak filizlenmesine yardım edilir. Bakımlı bir şeftali ağacı 20yıl meyve verir, daha uzun süre meyve verdiği de olur. Şeftali ağacı deniz seviyesinden 300 metreye kadar olan bölgelerde yetişir. Kanada'da soğuk iklimde yetişen türü de yetiştirilmiştir. Mayıs ayı ile Eylül ayı arasında çeşitli zamanlarda meyvesi olgunlaşan şeftaliler vardır. Yaz boyunca piyasada şeftali bulunur.

Nelerinden Yararlanılır: Çiçeklerinden, yapraklarından ve meyvesinden yararlanılır.

Toplanması ve Saklanması: Meyve olgunlaşınca toplanır. Tam olgunlaştıktan sonra ağaçta uzun süre kalan şeftali bozulur. Uzağa gönderilecek şeftaliler erken toplanır. Şeftali oda sıcaklığında uzun süre saklanamaz.

Kokusu ve Tadı: Meyvenin kendine özgü aromalı bir kokusu vardır. Tatlıdır.

Yan Etkileri: Meyvesinin herhangi bir yan etkisi yoktur. Şeftalinin yaprağında, çiçeğinde ve çekirdeğinde arsenik asit olduğundan, özellikle çiçek şurubu bir uzmana sorulmadan kullanılmamalıdır. Dıştan uygulanmasında bir sakınca yoktur.

Dikkat: Çekirdek içinde arsenik asit bileşimleri bulunduğundan yenmemelidir.

Bitkiden Yararlanma Yöntemleri: Meyvesinin çeşitli hastalıklarda çiğ veya pişmiş olarak yenmesi önerilmektedir.

Çiçek veya yaprak çayı: 10gr yaprak veya çiçek 200ml suda 10dk. Kaynatılıp süzülür. Tamamı veya yarısı tüm güne bölünerek içilir.

Şeftali Ağacı Çiçeği Şurubu: 1kg. çiçeğin suyu çıkarılır. Elde edilen suya 2kg beyazlatılmamış şeker karıştırılır, yavaş ateşte şurup koyuluğuna gelinceye kadar kaynatılır, şişelere doldurulur.

İçindeki Bazı Maddeler: %80-85 su, albümin, karbonhidratlar, eterli yağ, maden izleri (bakır, kobalt, krom, manganez, molibden, nikel, titan), madeni tuzlar (demir, fosfor, kalsiyum, kükürt, magnezyum, potasyum, selenyum, sodyum), organik asitler, pektin, selüloz, şekerler (fruktoz, glikoz, sakaroz), vitaminler(B1, B2, B3, B6, B9, E, C, P, PP, H, karoten).

100gr şeftalide 8 mg kalsiyum, 9 mg magnezyum, 205 mg potasyum, 10 mg C vitamini vardır.

Şeftali ağacının yapraklarında, çiçeklerinde ve çekirdeklerinde arsenik asit vardır.

Meyvede çok az tanen, kabuğunda bolca selüloz bulunur.

Çekirdeğinde zehirli glikozit amigdalin, acı eterli yağ ve gliserin bulunmaktadır. Yapraklarında flavonoidler, vitaminler, tanen, az ölçüde siyanidrik asit ve tam olarak tespit edilmemiş alkaloitler vardır. Şeftalinin kabuğundaki bitkisel boyalar meyveyi dış etkilere korur. Karoten meyveyi böceklere karşı, ksantofil güneş ışınlarının etkisine karşı korur. Bu maddeler insan vücudunda da hücre zarı koruma görevini üstlenirler.

REÇETELER

Boğmaca:

Şeftali ağacı çiçek 100gr

4g çiçeğe 100ml kaynar su eklenir, 8-10 dk. Demlenip süzülür. Günde 3 kere, 1-3 yemek kaşığı içilir.

Rosan Atımı:

Adaçayı yaprak 30gr

Kuşkonmaz kök 35gr

Şeftali çiçek 35gr

10gr karışım 500ml soğuk suda 12 saat demlenip süzülür. Günde 3 çay fincanı içilir. Bu reçete sadece hastalığın tedavisine yardımcıdır.

Öksürük:

Binbirdelik otu bitki 10gr

Şeftali çiçek 40gr

10gr karışımı 200 ml sütle karıştırılarak kısa süre kaynatılıp süzülür. Günde 3 çay fincanı yemeklerde içilir. Günde 2-4 yemek kaşığı şeftali çiçek şurubu da içilebilir.

Kısa açıklamalar:

• Uykuya dalamama, uykusuzluk için yatmadan önce 20-25 damla çiçek şurubu içilir.

• Normal ciltler için maske olarak iri bir şeftalinin suyuna 15gr yulaf unu, 1çay kaşığı ceviz yağı ve krem yumuşaklığına gelinceye kadar çiğ süt karıştırılır. Karışım yüzde yaklaşık 20dk bırakıldıktan sonra ılık suyla yıkanır.

• Peklik için aç karnına günde 1-3 adet şeftali yenir.

• Şeftali ve kayısı çekirdek içinden badem ezmesi elde edilir. Ancak önce içindeki amigdalin birleşimi (siyanidrik asit) çıkarılır.

E-Bültenimize Abone Olun
Top