Beslenme ve Kanser

Beslenme ve Kanser

Kanser anormal hücrelerin kontrolsüz bölünmesi ve çoğalması ile oluşan hastalıktır. Kanser, başlangıç yerinden vücudun diğer bölümlerine yayılabilir ve uygun şekilde tedavi edilmezse ölümcül olabilir.

Kanserin genel sebepleri:

1. %35 oranında Dengesiz Beslenme,

2. %30 oranında Sigara kullanımı

3. %10 oranında enfeksiyonlar

4. %4 oranında mesleki nedenler

5. %3 oranında alkol kullanımı

6. %1 oranında katkı maddeleri

Görüldüğü gibi dengesiz beslenme kansere yol açan başlıca etkenlerden biridir.

Bugün ABD'de "Immune Nutrition" adı altında ön plana geçmiş durumda. Kansere yol açan etkenleri yok etmek ve iyileştirici maddelere ağırlık vermek başlıkları altında toplanan bu yöntem kanserle mücadelede sadece ve kesinlikle irade+akıl+bilim+inanca dayanan bir usul önermektedir. Böylesine komple savaşım gerektiren bu hastalıkta "Kanserin ilacı bulundu" kanser riskini azaltan ve tümörlerin küçülmesini sağlayan ilaçlar bulunabilir ama kansere sebep olan etmenler kaldırılmaz.

Beslenme ve KanseKanserin geçmişte az, günümüzde çok gelişmiş ülkelerde fazla, teknoloji girmeyen yerlerde az, kentlerde çok, kırsal kesimlerde az olmasının sebebini de incelersek karşımıza beslenme alışkanlıklarının çıktıklarını görüyoruz. Vücudun çalışma prensibi hücrelerin "yenilenmesi-ölümü-tekrar yenilenmesi" mekanizmasıdır. Bunun oluşumu ise doğadan alınan vitamin-mineral-proteinlerle oluşur. Normal hücrelerin ihtiyacına cevap vermeyen gıdalar vitamin-mineralden yoksun olduğu için vücutta bu anormal yani kanserojen hücreleri oluşturur. Bu anormal hücre gelişimini engellemek ise rafine gıdaları kesip vücuda doğal ihtiyacını vermekle olur.

Genelde kanserin belli bir yaştan sonra görülmesinin sebebi mineral eksikliğinin bu devrede patlak vermesindendir. Bu şekilde kanseri yenen birçok, insan mevcuttur.

İnsanların hayatlarını idame ettirebilmeleri için birtakım temel gıda maddelerine ihtiyaçları vardır Bunlar proteinler, vitaminler, mineraller, yağlar, karbonhidratlar ve sudur. Vücut yenilenme, tamir, bedeni ve beyinsel faaliyetlerini bunları doğrudan alarak yerine getirir. İşte bu noktada özellikle günümüzde gıdaların doğru alınması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Çünkü vücudumuzun doğal yapısı bunu emreder. Aynı şekilde sağlıklı ve uzun ömürlü kişi ve toplumların ya da kendisinde kansere rastlanmayanların, bilinçli ya da bilinçsiz olarak yaptıkları budur.

Çağımızda kanserin giderek yaygınlaşması, sanayice gelişmiş ülkelerde sıkça rastlanması (ABD'de ölüm olaylarının 1/6 sebebi) ya da birtakım insanlarda bu hastalığın olup birtakım insanlarda olmaması tesadüfe bağlanamaz. Muhakkak ki kansere yol açan ortak şartlar, etkenler vardır. Üstteki durumlardaki ortak etkenlerin en önde gelenleri ise rafine gıdalar ve hayvansal ürünlerdir. Doğallığını yitirmiş gıdalar yani rafine gıdalar ve hayvani gıdaların aşırı tüketimi kanser hastası olan kişi ve toplumları, olmayanlardan ayıran başlıca etkenlerdir.

Gereksinmemin üzerinde fazla enerji alımı şişmanlığa yol açarak hastalık riskini artırmaktadır. Şişmanlıkla pozitif ilişkili kanserler kadınlarda ; meme, uterus,sindirim sitemi ve böbrek,erkeklerde; kolon,rektum ve prostattır.

Proteinler vücudun yapı taşları olup hormonlar, enzimler, hücre membranları, nükleik asitler gibi birçok yapıda yer alırlar. Et tüketiminin fazla olması mide ve kolorektal kanser riskini artırmaktadır. Protein kaynağı olarak hayvansal gıdalardan özellikle et ve ürünleri yerine, insan vücuduna lazım olan 8 esansiyel amino asidi içeren proteinler az yağlı süt ürünlerinden sağlanmalıdır.

Görüldüğü gibi insan vücudu yaşamını özünde protein, vitamin, mineral, karbonhidrat, yağ ve su üzerinde kurmaktadır. Bunları içermeyen herhangi bir madde (gıda görünümünde de olsa) vücudu yoracak ve bozacaktır. Kanserden korunmada ve tedavi vitamin ve mineral içeriği yüksek doğal gıdalar tercih edilmelidir. Bazı gıdaların ise özellikle kansere yol açtığı bilinmektedir.

Kansere yol açan gıda ve katkı maddeleri:

a. Katkı maddeleri: Bazı katkı maddeleri kansere zemin hazırlar. Bu nedenle, güvenilmeyen katı yağlar, meyve suları, çikolatalar yenmemelidir.

b. Tatlandırıcılar(sakkarin): Sakkarin, böbreklere zarar verdiği gibi, mesane kanserine de neden olmaktadır.

c. Küfler: Gıdalar üzerinde üreyen küfler “aflatoksin” denilen kanser yapıcı maddeyi meydana getirir.

d. Kahve: Kahve içenlerde içmeyenlere göre 2-3 misli fazla mesane ve pankreas kanseri ortaya çıkmaktadır.

e. Alkol: Alkolün neden olduğu kanserler ağız boşluğu kanseri, larenks, özefagus ve karaciğer kanserleridir.

f.Rafine gıdaların vitamin ve mineral içeriği düşük katkı maddesi içeriği yüksektir. Rafine gıdalar; Beyaz undan yapılan gıdalar, Beyaz pirinç, Konserveler, turşular, hazır gıdalar (çorba, puding, salça, sirke vb), Her türlü alkollü içki, meşrubat, çay, kahve, sigara, meyve suları ,Beyaz Şeker, beyaz tuz, bal,tereyağı, margarin, rafine sıvı yağlar ve kurubaklagillerdir. Rafine gıdalar yerine rafine edilmemiş olanları tercih etmek gerekir.

g. Yiyecekler ve hazırlanış şekilleri: Fazla et yiyenlerde kalınbağırsak kanseri sık görülür. Proteinli gıdalar, 100 C üzerinde pişirildiklerinde kanser yapan maddeler oluşur. Aşırı ısıtılan yağlarda kızartılan yiyecekler kanser yapıcı olurlar. Kullanılan kızartma yağları tekrar tekrar kullanılmamalıdır.

h. Aşırı ilaç kullanımı

KANSERDE İDEAL BESLENME

Bu beslenme biçimiyle (kanserin vücuttaki bulunma oranına göre) 3-4 ay içinde vücut çok kuvvetlenecek (mineral+vitaminler) sayesinde, hastalığı ya yenecek ya da yenme yoluna girecektir.

SABAH [07.00-09.00):

1- Özellikle yeşil bir salata (ısırgan, tere, marul, ebegümeci, roka, vb. biri veya birkaçı) + sızma zeytinyağı + doğal tuz + limon,

2- Tam buğdaydan katkısız olarak yapılmış ekmek + az yağlı yoğurt veya az yağlı beyaz peynir (süt üıünleri yerine soya sütü ve ürünleri temin edilebilirse, daha idealdir),

3- Özellikle elma (ya da herhangi bir meyve),

4- Soğan veya sarımsak.

KUŞLUK [10:00-11.00), İKİNDİ (15.00-16.00), YATSI (21.00-22.00):

Bunlardan biri ya da birkaçı, 4-5 kuru incir, 4-5 kuru kayısı.6-7 kestane,3-4 hurma,1 avuç kuru üzüm,1 avuç çimlenmiş buğday,1 havuç, 1 tabak limonlu maydonoz.

ÖĞLE - AKŞAM

1- Yemekten önce kahvaltıdaki gibi bir salata (kırmızı pancar ilavesi tercih edilir),

2- Yemek olarak sebze (ıspanak- kabak- pırasa-kereviz vb),

3- Haftada 3-4 öğünü geçmeyen bakliyat,

4- Yemekte veya yemek arasında 1 tabak soya (200-250 gr) veya yoğurt (200-250 gr).

Kanseri yenen kişilerin yediklerini incelersek genelde Demir, Potasyum, Kükürt, Manganez, Magnezynum gibi nıineral ağırlıklı olduğunu göreceğiz. Yukarıda belirtilen gıda sistemi de bunlar gözönüne alınarak hazırlanmıştır.

DİĞER ÖNEMLİ MADDELER

Baş prensip vücuda yabancı madde sokmamaktır. Dişmacunu kullanmamalı, yerine fırça+su+doğal tuz kullanmalı, deterjan yerine su, bulaşık fırçası tercih edilmeli, ruj, krem, deodorant vb. kozmetik ürünlerden kaçınılmalıdır.

Alman, Japon ve Macar bilim adamlarınca kırmızı pancar, havuç, kırmızı biber, kırmızı lahana ve ısırgan gibi zengin mineral yapısına sahip gıdaların kanser tedavisinde etkili olduğu gözlemlenmiştir.

Beslenme ve KanseMevsim değişikliklerinde vücudun mineral dengesi de mevsime adapte olmak ister. Bu ise mevsimin gıdalarıni almakla olur. Örneğin kışın vücut magnezyum ve kalsiyum gibi antidepresif lahana, havuç, şalgam, kereviz, yerelması, kuru fasulye, yulaf, turunçgillerde bulunan öğeleri ister. İlkbaharda hindiba, ısırgan, ebegümeci, biber, domates gibi demir ve C vitamini içeren vücudu canlandırıcı gıdalar gereklidir. Yazları kanı sulandıran kiraz, şeftali, kavun, karpuz gibi meyveler, kalpten ölümlerin fazla olduğu sonbaharda ise üzüm, kestane, nar, ayva, elma gibi kalbi güçlendirici, potasyumlu gıdalar vücudun ihtiyacını karşılar. Sera ürünleri veya ithal değişik mevsim meyvelerine bu yüzden itibar etmeyelim.

Kemoterapide veya diğer bir sebeple kapsüllü ilaç alırken, kapsülün içini bir bardağa boşaltıp biraz suyla içmeliyiz. Zira kapsül de sentetik ve kanserojen bir maddedir ve kemoterapik ilaçların ikincil kanser oluşturma riski taşıdıklarına dair kanıtlar olduğunu da hatırlayalım.

Kanserin iyileştirilmesinde en önemli etken disiplinli bir şekilde iyileştirici yolları uygulamaktan geçiyor. Nefsimizi dizginleyerek bu disiplini sağlayacak irade ancak bizim elimizde. Unutulmaması gereken diğer bir husus da manevi huzurun hormonların çalışması, bağışıklık, sinir, sindirim sisteminin güçlenmesi ve etkinliği dolayısıyla tüm vücut üzerinde oluşturduğu olumlu etkisinin tıbbi çevrelerce de kabul edilmesidir.

Yediklerinizi kanserojen hale getirmemek için;

Uzun süre yüksek ısıda işleme tabi tutulan bol proteinli besinler, kanserojen maddelerin oluşumuna neden olur. Buna mutajenite denir. Eti 35 dakika süreyle ızgara yaparsanız veya 5 dakika süreyle kızgın yağda kızartırsanız, kanserojen hale getirmeyi başardınız demektir.

Eti sebzelerle birlikte pişirirseniz - türlü, kıymalı taze fasulye gibi- o zaman mutajenite oluşumunu çok büyük oranda önlemiş olursunuz. Eti tek başına yemek yerine daha çok sebze ile karıştırarak yemek her zaman daha sağlıklıdır.

Taze sebzeleri yağda kızartmayın. Kanserojen etki oluşturabilirsiniz.

Sebze ve kurubaklagilleri yıkamadan yemeyin, pişirmeyin. Çünkü, tarım ilaç kalıntılarını pişirme yolu ile yok edemezsiniz.

Pirinç, un, soğan gibi besinleri yağda kavurmayın. Protein kaybı olur. Ayrıca, kanserojen etki oluşturabilirsiniz.

Yüksek ısıda uzun süre kaynatmayın. Bu bir çok vitamin ve mineralin kaybına neden olur, kanserojen etki oluşturabilir.

Ateşe çok yakın tutarak pişirme ve tütsüleme yapmayın.

Kurubaklagil ve tahılları kuru, nemli olmayan yerlerde saklayın. Aksi takdirde küf toksinleri oluşturabilirsiniz.

Buzluktan çıkartıp çözdürdüğünüz yiyecekleri bir daha dondurmayın. Aksi taktirde kanserojen etki oluşturabilirsiniz.

Özellikle salça, turşu, reçel vb. gibi besinleri boşalmış deterjan ve ilaç kutularında, boyalı plastiklerde saklamayın. Kurşun ve kanser yapıcı diğer maddeler yiyeceğe geçer.

Küf ve toksin üremiş besinlerden uzak durun.

İşte kanser savaşçıları

Beslenme ve KanserBezelye
Pırasa
Taze fasulye
Karadut
Kızılcık
Kayısı
Kuş üzümü
Kiraz
Beslenme ve KanserVişne
Ananas
Kırmızı ve kara üzüm
Mandalina, portakal
Greyfurt, limon
Ispanak
Karnabahar
Brokoli
Kırmızı lahana
Kara lahana
Yeşil lahana
Kuşkonmaz
Dereotu
Pazı
Beslenme ve KanserTurp
Şalgam
Soğan
Sarmısak
Avakado
Mürdüm eriği
Domates
Biber
Isırgan otu
Keten tohumu
Kimyon
Beslenme ve KanserSoya filizi

E-Bültenimize Abone Olun
Top