Hamilelik ve Beslenme

Hamilelik ve Beslenme

Gebelik süresince, sağlıklı bir bebeğin gelişimini sağlamak için çoğu besin öğesinin gereksinimi artmaktadır. Diyetiniz bütünüyle yetersizse, bebeğinizin gelişimi bozulabilir ve düşük doğum ağırlıklı doğabilir.

Bütün besin gruplarının dahil olduğu yeterli ve dengeli düzeyde alım, artan besin öğesi gereksinimini sağlamak için en iyi yoldur.

Unutulmaması gereken, ikiz veya daha fazla bebeğiniz için beslenirken, kalori gereksiniminizin ikiye katlanmadığıdır. Gerçekte sizin ve bebeğinizin enerji gereksinimini temin etmek için, günlük 300 kalorilik bir ekstra enerji ilavesi yapılarak tüm gereksiniminiz karşılanmış olur.

Bebeği Geliştiren Protein. . .

Gelişen bir bebeğin vücut hücreleri çoğunlukla proteinden yapılır. Vücudunuzdaki değişiklikler ve özellikle de plesanta, proteine gereksinim duyar. Gebelik döneminde günlük fazladan 10 gr proteine ihtiyacınız vardır.

Eniyiprotein skaynakları, yumurta, et, tavuk, balık, süt, yoğurt, peynir, fındık, ceviz ve kuru baklagillerdir.

Fetus İçin Enerji. . .

Proteinin görevini gerçekleştirebilmesi için. enerji gereksiniminizin yeterli düzeyde karşılanması gerekmektedir. Yeterli düzeyde tüketmiyorsanız, vücudunuz proteinleri hücrelerin yapılması için değil, enerji elde etmek için kullanır. Enerjinin başlıca kaynağı ise karbonhidratlardır. Fakat fazla karbonhidrat alımı, vücutta yağ birikimini artıracağından dolayı diyetle yeterli ve dengeli miktarlarda alınmalıdır.

En iyi karbonhidrat kaynakları, ekmek, makarna, pirinç, mısır, tam tahıllı yiyecekler, kuru baklagillerdir.

Vitaminler. . .

Gebelik süresince belirli vitaminlere olan gereksinim artmaktadır. Belirli vitaminler, yeni bir yaşamın oluşumunda etkili olan hücre bölünmesi için özellikle önemlidir.

A vitamini; sizin ve bebeğinizin tüm vücut dokularının ve hücrelerinin sağlığına ve büyümesine katkıda bulunur. Gebeliğiniz süresince normal diyetiniz yeterli düzeyde A vitamini sağlamaktadır. Ekstra bir desteğe ihtiyacınız yoktur.

En iyi A vitamini kaynakları; balık, yumurta, karaciğer ve kırmızı et, süt ve yoğurt A vitamininin, havuç, kayısı, kabak, kavun, şeftali gibi sarı besinler, ıspanak, brocoli, maydanoz, dereotu, roka, tere gibi yeşil sebze ve meyveler beta-karotenin en iyi kaynaklarıdır. (beta-karoten ; A vitamininin ön maddesidir. )

Gebelik süresince, sağlıklı bir gebelik için besinlerden gelen enerjinin kullanılmasında daha fazla Tiamin, Riboflavin ve Niasine gereksinim vardır.

En iyi kaynakları; et, makarna, pilav, kuru baklagiller, tam tahıllar, yeşil yapraklı sebzeler, süt, peynir, yoğurt, mantar, yerfıstığı, yumurtadır.

Özelikle DNA oluşumu, kan yapımında önemi olan B12 vitaminine olan ihtiyaç, yine bu dönemde artmaktadır. Yanlızca hayvansal kaynaklı gıdalardan sağlandığı için vejeteryanların özellikle dikkat etmesi gereken önemli bir konudur.

Başka bir B grubu vitamini olan folata gereksinim, gebelik öncesi 400 mcg dan gebelik süresince 600 mcg a çıkmaktadır.

En iyi folik asit kaynakları; yeşil yapraklı sebzeler, karaciğer, böbrek gibi organ etleri, pancar, brokoli, bamya, kuru baklagiller, buğday embriyosudur.

Gebelikte gereksiniminiz olan kalsiyumun vücudunuzda emilimine yardımcı olmak için, yeterli düzeyde D vitaminine ihtiyacınız vardır.

D vitamini yağlı balıklar, yumurta sarısı, peynir ve sütte bol miktarda bulunur.

Mineraller. . .

Vücut yapısının gelişimi için, protein ve vitaminler ile birlikte mineraller, kan hücrelerinin ve diğer vücut dokularının yapımında görev alırlar. Sağlıklı bir gebeliği destekleyen birçok vücut sürecinde rol oynarlar.

Gebelik süresince vücut özellikle iki minerale gereksinim duyar. Bu mineraller kalsiyum ve demirdir. Yeterli düzeyde tüketmiyorsanız, büyüyen bebeğiniz kemiklerinizdeki kalsiyumu, kanınızdaki demiri kullanacaktır!!

Kalsiyum. . .

Gebelik süresince kemik yapısını oluşturan kalsiyumun yeterli miktarda alımı, bebeğin iskelet yapısı gelişirken annenin de kemik kitlesinin korunumuna yardımcıdır. Gebelik süresince yeterli miktarda kalsiyum tüketimi daha sonraki dönemde osteoporoz riskinden sizi korur. Gebe kadınların günlük kalsiyum ihtiyacı 1000 mg dır.

En iyi kalsiyum kaynakları; yağsız ya da az yağlı süt, yoğurt ve peynir, sardalya ve hamsi gibi kılçığıyla yenilen balıklar, kuru baklagiller, yeşil sebzeler, fındık, badem ve kuru incirdir.

Demir. . .

Neden daha fazla demire gereksinimimiz var?

Gebelik süresince annenin kan hacminde %50 artış olmaktadır. Kanın bir bileşeni olan hemoglobin yapımı için demir elzemdir. Hemoglobin, gelişen bebeğe plesanta boyunca ve tüm vücutta oksijen taşınmasında görev alır.

Gebelikteki demir ihtiyacını karşılamak için yeterli miktarda demir alımı zordur. Demir her ne kadar besinlerde yaygın oranda bulunsa da yeterli oranda emilememektedir ve çoğu annenin gebelik öncesi demir depoları çok azdır.

En iyi demir kaynakları; karaciğer ve tüm kırmızı etler, yumurta, kuru baklagiller, pekmez, yeşil sebzeler, domates, kuruyemişlerdir.

Hayvansal gıdalardaki demirin emilimi daha yüksektir. Bitkisel gıdalardaki fitik asit, oksalik asit ve çaydaki tanin demiri bağlayarak yarayışlılığını azaltır. Özellikle bitkisel gıdaların hayvansal gıdalarla ve C vitaminiyle birlikte tüketimi demir emilimini artırır.

Çinko. . .

Yeni vücut proteinlerinin yapımında, bebeğinizin hücre büyümesinde ve beyin gelişiminde rol oynayan diğer bir elzem mineraldir.

En iyi çinko kaynakları; deniz ürünleri, etler, buğday embriyosu, kuru baklagiller ve mantardır.

Su. . .

Su önemli besin öğelerindendir. Vücudun taşıma sisteminin bir parçası olan su, besin öğelerini vücut hücrelerine taşır ve bazı ürünleri ortamdan uzaklaştırır. Besin öğelerinin bebeğinize plesenta yoluyla taşınmasını sağlar.

Gebelikte Kabızlık. . .

Gebelikte oluşan hormonal değişiklikler, genişleyen uterusunuza uyum sağlamak için kaslarınızı gevşetir. Bu gevşeme, barsak hareketlerinizin yavaşlamasına neden olur. Bu durum, kabızlık hissinin oluşmasına neden olabilir. Demir suplementi kullanıyorsanız, bu kabızlığı daha da şiddetlendirmektedir. Bazı gebeler, kabızlık ve bebekten gelen baskı ile beraber hemoroid problemiyle de karşılaşmaktadırlar.

Gebelikte Ödem. . .

Ödem, özellikle gebeliğin son üç ayında görülen doğal bir olaydır. Vücudunuz kan hacmini artıran bir depo görevi görecek şekilde, ellerde, el ve ayak bileklerinde su depolar. Kazanılan bu su, doğum sırasında oluşacak kayıpları dengeler ve sonrasında anne sütünün üretiminde kullanılır.

Ödemi engellemek için aşırı miktarda tuz tüketimini kısıtlamaya gerek yoktur. İyotlu tuz kullanılmalı ve sıvı tüketimini de azaltmamalısınız.

Eğer aşırı ödem gelişmiş ise, bu preeklemsinin ya da toksik bir durumun göstergesi olabilir.

E-Bültenimize Abone Olun
Top