Kuru Meyveler ile ilgili Soru/Cevaplar

Kuru Meyveler ile ilgili Soru/Cevaplar

• Aslında kuru ya da taze meyvenin sağlığa faydaları büyük ama uzmanların da söylediğine göre kuru meyveler bir tık önde... İlk şunu soralım, bu kuru meyveler hayatımıza nasıl girdi?

Yoğun iş temposu, vakitsizlik, gıdalarda genetik bozukluklar vb. derken hayatımıza, kolay tüketebileceğimiz yiyecekleri sokmaya başladık. Kutularda satılan tek porsiyonluk meyveler, sandviçler, salatalar… Ancak kuru meyveler çoğu zaman tokluk hissini artırıp, daha kolay ulaşılabilir nitelikte olmasından ötürü hayatlarımıza hızla giriş yapmıştır. Taze meyvelerden daha az su içeren fakat karbonhidrat, lif, mineral, antioksidan ve karotenoid bakımından zengin olan kuru meyveler, gerçek birer enerji deposudur. Yorgunluğa iyi geldiği için özellikle fiziksel aktivite öncesi ve sonrasında tüketilmesi önerilir. Ara öğünlerimizin vazgeçilmezi olmuştur ve sağlık açısından kuru meyveler, taze meyvelerle aynı oranda sağlıklı ve son derece önemlidir. Yalnız kuru meyvelerin raf ömrü daha uzun olması nedeniyle tercih edilebilirliği daha fazladır. Aynı zamanda taze meyvelere oranla daha yüksek polifenol (antioksidan) içerir.

• Son dönemde çok kıymetli oldu kuru meyveler… Neredeyse her sene biri moda oluyor, altın çilek gibi mesela… Herkesin hepsini tüketmesi doğru mu?

Kuru meyvelerin tüketilmesi çok yararlı olabilir ancak faydalarını en iyi şekilde almak içni bazı hususlar doğrultusunda tüketmeye özen göstermelisiniz
- Aldığınız paketlerin etiketlerini okuyun
- Şeker ilavesiz olanları tercih edin, içerisindeki tek madde meyvenin kendisi olmalıdır.
- Porsiyonları kontrol edin. Unutmayın ki her yiyeceğin bir kalorisi vardır ve fazla tüketildiğinde yararlarından çok zararlarını görürsünüz.

Not: Bazı meyveler kan şekerini hızla yükselten fruktoz açısından zengindir ve kalori içerikleri fazla olabilir. Fazla şeker, insülin direnci ve dolayısıyla obeziteye neden olur. Sınırlı yenildiği sürece faydaları tartışılmaz, aynı zamanda şeker içeriğinden dolayı size enerji kazandırırlar.

•  Kuru meyveler ve taze meyveler arasındaki farklar neler? Tazesini hiç yemeden sadece kuru meyve tüketmek doğru mu ya da tam tersi?

İkisi da sağlık açısından aynı özelliklere sahiptir. Meyvelerin tatlı olması bir yana, yüksek antioksidan ve lif açısından zengin olmalarından ötürü fazlaca tüketilmekleri önerilir. Farklı meyveler farklı besin öğeleri ve faydaları içeriyor olsalar da genel olarak tümünde bağışıklık sistemini güçlü tutmaya yarayan antioksidan ve lifin farklı formları bulunur. Meyvelerin, ister taze ister kuru olması fark etmeden yararlarını en iyi şekilde almak için seçtiğiniz meyvenin az kimyasal içermesini göz önünde bulundurun. Kuru meyveler yoğun şeker içeriğinden dolayı tatlı olarak tüketmek için idealdir. Kuru meyveler yaş meyvenin içerdikleri % 80-95 oranındaki suyun % 10 - 20 oranlarına düşürülmesi ile elde edilirler. Bu 'kurutma' işlemi sonrası, C vitamini dışında bütün minerallerin korunduğu kuru meyveler, vücudu yüksek antioksidan potansiyelleri ile öncelikle serbest radikallere karşı korurlar.

• Kuru meyveleri gelişi güzel istediğimiz miktarda yiyebilir miyiz, fazla tüketmenin bir zararı var mıdır?

Kuru meyveler tıpkı normal meyveler gibi masum, hiçbir kalori içermeyen birer melek değildir. Gelişi güzel tüketmek günlük harcadığınız enerji miktarını ve kalorileri geri almanızı sağlar. Kurutulmuş meyveler genellikle taze meyvelere göre daha fazla lif içerir, taşımak ve saklamak kolaydır. Meyveler kurutulduğunda, meyvenin içerisindeki su gittiği için geriye yoğunlaşmış etli kısım kalır, böylelikle tatları ve porsiyon başına düşen kalorileri artar, makul ölçülerde yendiğinde sağlıklı bir atıştırmalıktır. Kuru meyveleri satın alırken şeker ilave edilmeyenlerden yapmalısınız.

• Kuru meyveleri özellikle tüketmemiz gereken bir saat dilimi var mı? Yani kuru eriği kuşluk vakti, kuru elmayı akşam saatleri yiyelim gibi...

Meyveleri istediğiniz zaman diliminde tüketebilirsiniz. Ancak unutulmamalı ki meyveler ara öğün besinidir, ana öğünlerde kuru meyve veya sadece meyve tüketilmesi yanlış bir düşüncedir. Meyveler tek başına yendiğinde sindirim süreci çok hızlı çalışır. Bir ana öğün ertesinde meyve yemek, sindirim sırasında diğer gıdalar ile birleştiğinde midede mayalanmaya neden olabilir bu da hazımsızlık, mide ekşimesi gibi sindirim rahatsızlıklarına neden olabilir. Bu nedenle bir büyük öğün ardından meyve yememelisiniz. Ana öğünden en az iki saat sonra meyve yemelisiniz.

•  Diyet yapanlar için önemli bir ara öğün kuru meyveler... Neden?

Kuru meyveler, sinir sistemini korur, enerji verir, kan yapımında mucizeler ortaya koyar ve sayılamayacak kadar bir sürü faydası vardır. Besleyici ve potasyum açısından çok zengindir ve sindirim sorunlarına iyi gelir. Kuru meyveler çoğu zaman kurtarıcı rolündedirler; dışarıda, okulda, işte taşınma ve tüketilme kolaylığıyla ara öğünlerin vazgeçilmezi olurlar. Sadece pratik bir seçim olmakla da kalmayıp besin değeri açısından da zengindirler. Özellikle demir içerikleriyle diğer meyvelerden ayırt edilirler, ancak kurutma nedeniyle içerdikleri C vitaminini büyük ölçüde kaybetmişlerdir. Demir içeren diğer besinler gibi kuru meyvelerin de kan yapıcı özellikleri büyüktür. Kuru meyveler vücudumuza zarar veren kansere yol açan serbest radikallere karşı bizleri koruyor. Kanserle savaşta bizlere yardımcı olan en değerli besinler. Bizleri şeker rahatsızlığından, insülin direncinden, kabızlıktan, yangı hastalıklarından, gripten, böbrek rahatsızlıklarından koruyorlar

• Kuru meyveler arasına yeni katılan, henüz çok bilmediğimiz, aslında var olan ama çok tanımadığımız meyveler var mı?

Goji berry,
Yaban mersini kurusu
Kumkat kurusu
Papaya kurusu
Ananas kurusu

•  Kuru meyveleri ara ya da destek öğün gibi görmemiz gerekiyor dimi, yani tedavi edici olarak algılanmamalı?

Kuru meyveler ara öğün niteliğinde kullanılır

Tedavi edici diyemeyiz ama yararlı olacak özelliklere sahiptir.
- Metabolizmayı hızlandırır
- İnsülini dengeler
- İçeriğindeki potasyum, çinko ve magnezyum nedeniyle mineral eksikliğini giderir.
-Bağırsak faaliyetlerini düzenler.

- Başlık başlık kuru meyvelere bakalım isterseniz, kuru elma ile başlayalım... nedir faydaları, kimlere neden tavsiye edersiniz, yememesi gereken bir grup var mı?

•  Kuru erik: Nefes darlığı, astım ve kalp rahatsızlıklarına karşı koruyucu etkiye sahiptir. İçerdiği zengin lif sayesinde bağırsakları temizler.

• Yaban Mersini mucizevî bir kuru meyve adeta... faydaları say say bitmiyor...

Yaban mersininin kansere karşı vücudu koruyan enzimleri aktif hale getirmektedir. Kan şekerini düşürüp bağırsak metabolizmasını düzenlemektedir. Kalp krizi riskini azalttığı, göz yorgunluğunu giderdiği, şeker hastalığından kaynaklanan görme bozukluklarını engellediği bildirilmektedir. Yapılan araştırmalarda 100gr yaban mersinin 14gr karbonhidrat, 0,6gr protein, 0,3gr yağ, 13mg C vitamini, 100 IU A vitamini ve 58 kalori içerdiği belirlenmiştir. Sodyum içermeyen, mineral ve vitaminlerce zengin olduğu belirlenen yaban mersininin insan sağlığı açısından çok yararlı olduğu yapılan araştırmalarca ortaya konulmuştur.

• Kuru kayısı... Aslında halk arasında da en yaygın olanı...

Besleyici ve potasyum açısından çok zengindir. Sindirim sorunlarına iyi gelir; stresi, kansızlığı önler. İçerdiği A vitamini akne gibi cilt bozukluklarını önler. Büyümeye yardımcıdır, görme fonksiyonlarını güçlendirir, şeker hastalığının gelişimini engeller, bağışıklık sistemini korur. Potasyum başta kalp kasları tüm kasların ve sinirlerin iyi çalısmasını sağlar. Kayısı lifli bir meyvedir. Lifli besinlerin kan şekerinin dengeli yükselmesini sağladıkları, zararlı maddelerin bağırsakta kalma süresini kısalttıkları için kanserden korunmada faydalı oldukları saptanmıştır.

• Dut...

Kalsiyum, demir, B1, B2 ve C vitamini yönünden zengin olan dutun birçok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. Beyaz dut ateş düşürücü ve idrar söktürücü (diüretik) etkiye sahiptir. Karaduttan elde edilen şurubun ise ağız ve boğaz hastalıklarında olumlu etkiye sahip olduğu bilinmektedir.

• Kuru incir...

İncir, içerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağlayan bir besindir. 100 gr. kuru incir yenilirse vücudun günlük gereksinimlerinden kalsiyumun %17'si, demir ve magnezyumun %30'u, fosforun %20'si, B1 vitamininin %5'i ve B2 vitamininin %4'ü karşılanmış olur. İncir, içerdiği yüksek orandaki liflerle kolesterolün kana karışmadan atılmasını sağlar.Sindirimi kolaylaştırır ve vücudumuzu bakterilere karşı koruyucu etkisi vardır. Yüksek orandaki kalsiyum ve fosforla kemik ve dişler üzerinde koruyucu etkileri vardır: incirin içerdiği kalsiyum, diğer besinlerdekine göre daha kolay sindirilir.

• Kuru üzüm... Keklerimizden de eksik olmayan bir kuru meyve aslında...

Karbonhidrat içeriği dolayısıyla iyi bir enerji kaynağıdır. Kuru üzüm A, B1, B2, C vitaminlerini ve çok çeşitli mineraller (demir, çinko, potasyum, magnezyum, fosfor) içerdiğinden dolayı iyi bir besin, faydalı bir ilaçtır. Özelikle bedensel gelişimde etkilidir.

Kuru üzümün idrar arttırıcı, müshil etkilerinden dolayı sindirim problemi yaşayan bireylerde kullanımı oldukça yararlıdır. Ayrıca ülkemizde özellikle kadınlarda görülen kansızlık sorununa karşı koruyucu bir besindir. Kuru üzümün içindeki demir vücutta kolayca emilebilmektedir ve günlük demir ihtiyacının yaklaşık % 35’ i karşılanabilmektedir. Ayrıca böbrek ve karaciğer hastalıklarında da yararlı olduğunu gösteren araştırmalar mevcuttur. İçeriğindeki B vitaminlerinden dolayı unutkanlığa da iyi gelmektedir.

• Hurma

İnsanoğlunun yetiştirdiği en eski bitki çeşitlerinden biridir. Hurmanın içerdiği demir, kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobin sentezini kontrol eder ve özellikle hamilelikte kansızlığın engellenmesini ve bebeğin gelişimi için hayati önem taşıyan kandaki alyuvarlar dengesinin uygun hale gelmesini sağlar. Hurmada bulunan kalsiyum ve fosfat ise, iskelet oluşumu ve vücudun kemik yapısının dengelenmesi için çok önemli elementlerdir. Bilim adamları, düzenli yenilmesi halinde kalp ve damar hastalıkları riskini azaltan bu meyvelerin içindeki yararlı maddelerin daha çok kabuklarında bulunduğunu kaydettiler.

E-Bültenimize Abone Olun
Top